Breaking

LightBlog

6 Şubat 2016 Cumartesi

Astrolojinin İspatı Kendinizdedir





Astrolojinin İspatı Kendinizdedir



Astroloji yıldız falı mıdır, yoksa bir gerçek ilim mi?..
Bize sorarsanız...
İnsanlığın oluş düzeni ve sistemi, Astroloji ilminde mevcuttur. Nitekim Muhyiddini Arabî de bu yüzden burçların tesirleri hakkında:
“Dünya’da ve cennetlerde oluşan her şey burçların tesirleriyle meydana gelir” ifadesiyle konuya işaret etmiştir.
Bu tesirleri fark edip, ancak genel ilâhî nizam içindeki yerini değerlendiremeyen insanlar, geçmişte Ay’a, Güneş’e ve diğer yıldızlara tapınma durumuna girdikleri için, daha sonraki devrelerde bu konu kapatılmaya çalışılmıştır...
Oysa... İlâhî düzen içinde yağmurun, rüzgârın, yenen yemeğin yeri ne ise, bu takımyıldızların ve onların ışınımlarının yeri de odur!.. Her biri ne görev için var edilmiş ise, o görevi yerine getirmektedirler. Onların bu tesirleri dahi ilâhî irade içinde kudreti ilâhî ile meydana gelmektedir.
Nasıl, yediğimiz yemek, içtiğimiz su belli bir enerjiyi oluşturup bedenimize yararlı oluyor diye bunlara tapınmak gerekmiyorsa ve tapınılmıyor ise; aynı şekilde beyinlerimizin çalışma düzeni üzerinde ilâhî takdir ve tedbir gereği olarak tesirli olan bu burçlara ve planetlere de asla tapınılmaz ve onlar ilâh düzeyinde mütalaa edilemez!.. Hâlbuki, bu gerçeğe rağmen Dünya üzerinde bugün hâlen Güneş’in oğluna tapıp, bayrak edinenler mevcuttur.

KENDİNİZDE DENEYİN!
Gelelim konumuzun ispatına...
Söylediklerimizin ispatı için önce iki bilgiye ihtiyaç vardır...
1- Kesin doğum tarihimiz: Senesi, ayı ve günü. Mesela 1945-01-21 gibi...
2- Doğum saati: Günün hangi saatinde doğmuş olduğunuz; 02:45 gibi...
Şimdi bu iki bilgiye sahipseniz...
“A’dan Z’ye ASTROLOJİ” kitabını bulunuz ve oradan doğum tarihinize göre asıl burcunuz ile doğum saatiniz itibarıyla yükselen burcunuzu bulunuz ve okuyunuz. Yüzde 40-50 arasında özelliklerinizi “esas burcunuzda”; yüzde 50-60 arasındaki özelliklerinizi de “yükselen burcunuzda” bulacaksınız. Duygularınızı görmek için de doğduğunuz saatte Ay’ın hangi burçta olduğunu öğrenip, okuyarak çözebilirsiniz.
Şayet kendi doğum tarihinizi veya saatinizi bilemiyorsanız, bildiğiniz bir yakınınız için de aynı çalışmayı yaparak sözlerimizin gerçek olduğunu görebilirsiniz.
Biz Cenâb-ı Hakk’ın mânâ yoluyla ihsan ettiği bu tür sayısız bilgiyi bilfiil kişiler üzerinde araştırma yaparak kesin hâle getirdik. Dilediğimiz sizlerin de aynı araştırmayı yaparak ilâhî düzenin nasıl işlediğine dair kesin bilgilere kavuşmanızdır...
Zira daha ileride anlatacağımız birtakım hususların, beynin bu işleyiş düzeni ile son derece yakından alâkalı olduğunu göreceksiniz. Onun için öncelikle bu bölümün çok iyi bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Esasen kişinin yüzde 90’lara varan bir biçimde, tüm özelliklerini dahi okuyabilmek ehli için mümkündür.
Bunun için gök günlüğü denen Ephemeris adlı bir kitap ile “Dalton’s tables of houses” adlı ikinci bir kitaba ihtiyaç vardır. Birinci kitapta, sizin doğduğunuz günde Güneş sistemindeki tüm planetlerin, hangi burçların kaç derecesinde olduğu bilgisayarlarca hesaplanarak yazılmıştır. İkinci kitapta ise hangi burçların doğduğunuz saatte kaçar derecelik açılarla beyninizi etkilediği hesaplanır. İşte çıkan netice, sizin “alın yazınız”dır!..
Bu kader değişir mi, değişmez mi; ne yönleri ile değişir veya değişmez; gerçekleşirse ne düzeyde ve nasıl olur, bunları ilerde KADERE İMAN bölümünde âyet ve hadislerin ışığında izaha çalışacağız. Şimdi gene konumuza devam edelim.
İşte beyin... Bir beyin astroloji haritası çizildikten sonra, planetlerin düştükleri burçlara, birbirleriyle aralarında oluşturdukları açılara göre kişinin çeşitli yönleriyle kabiliyetleri, huyları, karakteri, mizacı hakkında oldukça fazla şey söylenebilir. Velev ki o kişiyi hiç görmediniz!.. Ancak burada çok önemli bir husus söz konusu; tarih ve doğum saatinin kesin gerçek olması...
Peki bu gaybı bilmeyi iddia etmek, ya da gaybı bilmek değil midir?..
Siz şayet bir otomobil fabrikasının çıkardığı modelleri ve bu modellerin özelliklerini, bunların teknik niteliklerini, motor devrini, turunu, sair inceliklerini kataloglardan öğrenmişseniz; ve sonra da biri gelip falanca şu marka ve model bir araba almış derse; sonra da siz o arabanın özelliklerini sayarsanız bu gaybı bilmek midir?.. Asla!..
Demek istediğim şudur... Şayet bir planetin hangi burçta iken ne tür özellikler oluşturduğunu bilgi ya da tecrübe yollu öğrenmişseniz, genel hatları itibarıyla bir insanın da birçok yönlerini, onu görmeden tanıyabilirsiniz. Bu asla gaybı bilmek olmayıp, ilâhî düzen içindeki ilimlerden bir ilimdir.
Peki bu ilim bize ne getirir?..
Bu ilmi bilmek lüzumlu mudur?..
Bu ilmin insan için ne gibi yararlarından söz edilebilir?..
Evet bu suallerin cevabını şöyle sıralayalım...
Astroloji ilminin deneylerinizle bir gerçeğe dayandığını gördükten sonra ister istemez bazı suallerin cevaplarını aramak zorunda kalacaksınız, şayet düşünen bir beyne sahip iseniz!..
Eğer sizin sayısız özellikleriniz, sizin hiçbir katkınız söz konusu olmadan daha doğduğunuz zaman programlanmışsa, ben dediğiniz varlık nedir?.. Elinizden gelenler nelerdir ve nereye kadardır?.. Neden varsınız?.. Varlığınızı değiştirebilir misiniz?.. Nereye kadar?.. Nasıl?.. vs.vs...


Kaynak: http://www.ahmedhulusi.org/tr/kitap/insan-ve-sirlari-1/astrolojinin-ispati-kendinizdedir#ixzz3zOFa8HgY 
Follow us: @AhmedHulusi on Twitter | AhmedHulusi on Facebook

Sayfalar

Adbox