Breaking

LightBlog

16 Ekim 2015 Cuma

Kuantum Düşünce Yapısı

alıntı kaynak: http://blogger-kuantum.blogspot.com/2012/01/kuantum-dusunce-yaps.html


Kuantum Düşünce Yapısı

Hepimiz okuyoruz bu konularda. Film izliyoruz. Okuduklarımız ve izlediklerimiz bilim-kurgu mu gerçek mi? ikilemi arasında gidip geliyoruz. Sonra gerçek aslında nedir? diye soruyoruz. Kuantumda belki de şimdilik son nokta, "Aslında madde yok. Herşey bir illizyon. Aslolan düşünce. 

Sen madde değil ruhsun" deniyor. İşte bunlara bağlı Kuantum düşünce yapısı gelişiyor. "Kuantum Düşünce daha da ilerisi ortak zeka alanında işlem yapar. Bütün evreni tekamül ettiren enerjiyle işbirliğine girildiğinde siz bir "kişi" olmanın sınırlı olanaklarını aşar, "bütün" ün gücüne ulaşırsınız. O zaman da gücünüz tabii ki bütünün gücüne eşit olacaktır. Kuantum alanı bir tür bilgi okyanusu gibidir. Okyanusun bir damlasındaki değişim diğer tüm damlaları uyarır. " deniyor. Paralel evrenlerden bahsediyorlar. "Evrenin tek bir geçmişi yoktur, dalgasal biçimde tüm olası geçmişlere sahip paralel evrenler vardır ve her biri eşit derecede şimdiki evrenimiz kadar gerçektir." diyorlar. Yani hayatımızda ortaya çıkan her olasılık sonucunda verilen her karar kendi evrenini oluşturuyor. Örneğin, A kişisiyle evlenirsek başka bir hayatımız oluyor, B kişisiyle evlenirsek bambaşka bir hayatımız oluyor. Biz gerçekte A kişisiyle evliysek, paralel bir alemde de belki B kişisiyle evli olduğumuz hayatı yaşıyoruz. Seçmediğimiz diğer seçimi yani... Kısa özetler üzerine yorum yapacağım...

"Siz, sınırlayıcı, engelleyici düşünce kalıplarınızı fark edip bunların yerine güçlendirici inançlarınızı koyduğunuzda hayatınız bu yeni inançlarınız doğrultusunda değişmeye başlayacaktır. Sizin için en uygun kişi, en uygun imkan,en uygun zamanda karşınıza çıkacaktır. Yapmanız gereken şey uzanıp onu almaktır." Şimdi öncelikle kuantum düşünce yapısının söylediklerinden biri bu. Yani nedir bu? Hayatımızda neyi yaşamak istiyorsak, onu yaşıyoruz. Aşk mı? aile mi? zenginlik mi? Her ne istiyorsak, neyin olacağına inanıyorsak, o oluyor... İnanıyor musunuz siz buna?... Ben inanıyorum. Kuantum böyle söylediği için değil. Bunun doğru olduğunu bildiğim için. Hani eskiler derdi ya, "iyi düşün, iyi olsun"... Kuantum eğitimi alıpta mı söylediler bunu. Tabi ki hayır. Sadece deneyimlerine baktılar. Buna inandılar... Fizikte bilimde sınır yok. Klasik fizik, kuantum fiziği, yarın başka bir şey... Kimse "kesin gerçek şudur", diyemeyecek. Ama dünya durdukça herkes, "iyi düşün, iyi olsun", diyecek... Gerisinin ne önemi var? 

Bu düşünce konusunda bir şey daha var ki, o da bence düşüncenin davranışlara yansıması. Mesela çok sevilen biri olduğunuzu mu hayal ediyorsunuz... Öyle davranın. Çok sevilen ve sayılan biri gibi durun, öyle yürüyün, öyle konuşun, öyle giyinin, öyle gülün, öyle okuyun, öyle yaşayın... Çok şaşırtıcı ama kısa süre içinde çok sevilen ve sayılan biri olduğunuzu göreceksiniz. Lütfen bunu kendi hayatınızda deneyin. Çok keyif alacaksınız. Amacınız her ne ise... Ben bir çok konuda denedim. Hiç şaşmadı...

Bir örnek vereyim mi? Diyelim ki, sözü dinlenilen birisi olmak istiyorsunuz. Kim sözünüzü dinlesin mesela? Yanınızda çalışanlar mı? Evinizdeki kadınınız mı? Çocuğunuz mu? Anaokulunda çocuğunuzla ilgilenenler mi? Eşiniz mi? Dostunuz mu? Kim? Fark etmez kimse kim. Şimdi iki durum yazıyorum:
1- (Her durumda sözü dinlenilen birisi gibi konuşma) Bugün şu isteklerimin bu şekilde gerçekleşmesini istiyorum. Teşekkürler :) ... Kararlı ve nazik.
2-(Kimsenin takmadığı birisi gibi konuşma) Şu isteklerim bu şekilde olabilir miiii?? Şey şu şu sebepler var dı da, ondan istedim bunları sizden. Noooluuurr?? Aman çok dikkat edin iyi mi?? Mümkünse iyi mi? Nooluuurrr??... Güvensiz. Kim takar ki bunu?
Aynı kişiye iki şekilde de yaklaşabilirsiniz. Siz aynı kişisiniz. Karşınızdaki aynı kişi. İstek aynı. Tek değişken, söyleyiş biçimi. Herkese birinci maddedeki gibi davranırsanız, bir süre sonra göreceksiniz ki, siz sözü dinlenilen birisisiniz. Amaç: Gerçekleşti.

Güzel bir konu bu değil mi? Çekiveriyor insanı içine. Örnekler çoğaltılabilir elbette. Zevkle yaşayın bunları hayatınızda... Ben paralel alemler konusunda da bir şeyler söylemek istiyorum. Paralel alemlerin dinimizden de bildiğim kadarıyla var olduğuna inanıyorum. Ancak bunun şekli nasıldır çok bilemiyorum. Yani denildiği gibi olasılıklar sonucu yepyeni evrenler mi oluşuyor?? Bunu bilemiyorum işte. Çok mantığım almıyor açıkçası. Atıyorum 50 tane Ahu varsa, hepsi de başka hayatları başka evrenlerde yaşıyorlarsa, bu 50 kişi aynı Ahu olabilir mi? Her yaşadığımız olay bizi değiştirirken, her deneyimimiz bize yeni bir şeyler katarken, bu kadar farklı hayatlar yaşayan Ahu nasıl aynı kişi olabilir? Birinde doğru kararı veren Ahu diğerinde yanlış kararı verdiyse, bu iki hayatın içindeki Ahu nasıl aynı kişi olabilir? Kaldı ki Allah dilediği kadar insan yaratabilme kudretine sahipken, neden benden 50 tane yaratsın. Üstelik hepimiz tek değil miyiz? Elbette öyleyiz. Ayrıca, bu dünyadaki her yaptığımızın hesabını vereceğimize göre, ruh hangi hayatının hesabını verir bu durumda??... Yani kısacası paralel evrenlerin bu şekilde olasılıklar üzerine açılması bana göre doğru olamaz... Tabi ki okumaya devam edeceğim. Okudukça başka yönlerini de göreceğiz her şeyin elbette... Muazzam konular değil mi? İnsan aklını son noktasına kadar zorluyor...

Son zamanlarda okuduklarım, konuştuklarım, izlediklerim doğrultusunda bana çok ilginç gelen bu konuları sizinle de biraz paylaşmak istedim. Hepimiz çok değerliyiz. Okudukça, gezdikçe, gördükçe, anladıkça, olgunlaştıkça daha da artıyor değerimiz. Getirisi en yüksek olan yatırım aracı, RUHUMUZ.

Sayfalar

Adbox