Parapsikoloji-Kuantum-Düsünce

parapsikoloji,kuantum,düsünme,bilim,islam,ilim,tasavvuf gibi konularda iceriklerin paylasıldıgı bir ortam..

test

Breaking

Post Top Ad

Your Ad Spot

2 Şubat 2016 Salı

Ledün İlmi Nedir ve Nasıl Öğrenilebilir?



Ledün İlmi Nasıl Öğrenilebilir?

kaynak: http://gizliilimler.tr.gg/Led.ue.n-%26%23304%3Blmi-Nas%26%23305%3Bl--Oe-%26%23287%3Brenilebilir-f-.htm

"İlm-i ledün", Allah'ın kalbinde hayır görerek seçtiği ve bu ilmi öğrenmek isteyenlere öğrettiği özel bir ilimdir. Bu ilim, sadece Hızır (A.S.)'dan öğrenilir.



İlmi ledün gizli, saklı ilim mânâsına gelmektedir. Allah'ın bilinen ve görünen fizikî dünya ilmi dışında Allah'ın batın ilmini de kapsayan çok özel bir ilimdir. Bu ilmin sahibi olan kişiler, zaman kavramının dışında hareket edebilme yeteneğine sahiptirler. Bu sebeple aynı anda bir çok yerde bulunabilir ve kâinatın farklı yerlerinde gelişen olaylardan haberdar olabilirler.



Aynı zamanda Allah'ın gök katlarında gezebilme yetkisine sahiptirler. Bu sayede Levh-i Mahfuz'da bulunan kader hücrelerini ve sicciyn'de bulunan kader hücrelerini görebilirler. Her insanın doğduğu günden öldüğü güne kadarki zaman birimi içerisinde yaşadıklarını kapsayan hayat filmleri, kader hücreleri içerisinde bulunur. Kader hücrelerini görebilen ilmi ledün sahipleri, diledikleri kişinin geçmişini ve geleceğini, başına gelebilecek olayları, yaşadıklarını ve yaşayacaklarını bilebilirler. Bu ilim Allah'tan istenir ve geceleri kılınan uzun teheccüd namazlarında Hızır (AS) tarafından öğretilir.


Hızır (A.S) yaşamını hâlâ sürdürmekte olan Allah'ın çok büyük bir dostudur. İlmi Ledün'u öğrenmek isteyen ve bir peygamber olan Hz. Musa bile bu ilmi Hızır (A.S)'dan öğrenememiştir. Bununla ilgili Kehf Suresinin 65. âyet-i kerimesinde Hızır (A.S) ile Hz. Musa arasında geçen yolculukla ilgili verilen bilgilerde Hızır (A.S)'ın bu ilmin sahibi olduğu açıkça belirtilmektedir.


18/KEHF-65: Fe vecedâ abden min ibâdinâ âteynâhu rahmeten min indinâ ve allemnâhu min ledünnâ ilmâ(ilmen).


Böylece katımızdan, kendisine rahmet verdiğimiz ve ledün (gizli) ilmimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul buldular.


Allahû Teala'nın Neml Suresinin 40. âyet-i kerimesinde kitaptan ilmi bulunan kişi olarak bahsettiği ve Belkıs'ın tahtını göz açıp kapamadan getiren kişi de Hızır (A.S)'dır. Hızır (A.S) burada tayy-i mekânı kullanmıştır.


27/NEML-40: Kâlellezî indehu ilmun minel kitâbi ene âtîke bihî kable en yertedde ileyke tarfuk(tarfuke), fe lemmâ reâhu mustekırran indehu kâle hâzâ min fadlı rabbî, li yebluvenî e eşkur em ekfur(ekfuru), ve men şekere fe innemâ yeşkuru li nefsih(nefsihî) ve men kefere fe inne rabbî ganiyyun kerîm(kerîmun).


Kitaptan ilmi olan kişi (Hızır A.S): “Ben onu, sen gözünü açıp kapamadan önce sana getiririm.” dedi. (Süleyman A.S) böylece onun yanında (önünde) durduğunu görünce: “Bu Rabbimin bir fazlıdır (lütfudur), ben şükredecek miyim yoksa küfür (nankörlük) mü edeceğim diye beni imtihan etmek için.” dedi. Ve kim şükrederse sadece kendi nefsi için şükreder. Ve kim küfrederse o taktirde muhakkak ki benim Rabbim Ganî'dir, Kerim'dir.


Tayy-i mekân, Allah-û Tealâ'nın velîlerine bahşettiği çok özel bir ihsandır. İnsanlık tarihinden itibaren dünya üzerinde Allah'ın güzelliklerini yaşayan velîler her devirde var olmuştur, kıyâmete kadar da var olacaktır.

Sayfalar

Post Top Ad

Your Ad Spot

Sayfalar